|
FRAKTAL
ve
FRAKTAL
GEOMETRİ
(Ünv.
veya
daha üst
seviye
birkaç
yerinde
eksik
var)
İlk
matematiksel
fraktal
kavramı
1861 de
keşfedildi.
Karl
Weierstrass
sürekli
fakat
hiçbir
noktada
diferensiyellenebilir
olmayan
, yani
köşe
noktalarından
oluşan
bir eğri
üzerindeki
değişmeleri
araştırken,
hiçbir
noktada
değişme
oranının
bulunamayacağı
kanaati
ile
sarsılmıştır.
Fraktal
kelimesini
Weierstrass
bu cins
eğriler
için ilk
defa
kullanmıştır.
Matematik
anlamda
ilk
çalışılan
fraktal,
Cantor
Cümlesidir.
Cantor
(1845-1918)
Halle
Üniversitesi'ndeyken
matematiğin
temel
konularından
olan ve
günümüzde
Cümle
Teorisi
olarak
adlandırılan
alanı
kuran
bir
Alman
matematikçidir.
Cantor
cümlesi
ile
ilgili
ilk
çalışma
1883 de
basılmış
[G.
Cantor,
Über
Unendliche,
lineare
punktmannigfaltigkeiten
V,
Mathematische
Annalen
21
(1883)
545-591]
ve bazı
özel
cümleler
için
örnek
olarak
gösterilmiştir.
Cantor
cümlesi
hiçbir
yerde
yoğun
olmayan,
mükemmel
(perfect)
alt
cümlelere
bir
örnektir.
Fraktalların
tarihi
gelişiminde
Cantor,
Sierpinski,
Von Koch,
Peano
gibi
matematikçiler
tarafından
oluşturulan
fraktallar
matematiksel
canavarlar
olarak
adlandırılır.
Matematiksel
canavarların
bahçesinde
veya ilk
fraktalların
ortaya
çıktığı
zamanlarda
Cantor
cümlesi
görünüş
açısından
diğerlerinden
daha az
gösterişli
olmasına
ve
diğerlerine
göre
doğal
yoruma
daha
uzak
olmasına
rağmen
oldukça
önemlidir.
Cantor
cümlesinin,
matematiğin
pek çok
alanında
özelikle
Kaotik
Dinamik
Sistemlerde
önemli
rol
oynadığı
ve pek
çok
fraktallar
(Julia
cümleleri
gibi)
için de
gerekli
bir
model
olduğu
görülmektedir.
Etrafımızda,
parlak,
tuhaf,
güzel
şekilli
cisimler
görürüz.
Bunlara
Fraktal
denir.
Gerçekten
bunlar
nedir?
İnternette
fraktallar
hakkında
çok
fazla
bilgi
vardır,
fakat bu
bilgilerin
büyük
kısmı ya
güzel
resimler
veya
yüksek
seviyeli
matematiksel
kavramlarla
ilgilidir.
Dolayısıyla
kolayca
anlaşılır
bir
ifade
ile
diyebiliriz
ki
fraktallar
tuhaf
resimleri
olan
cisimler,
matematiksel
nesnelerdir.
Okulda
karşılaştığımız
matematiğin
çoğu
eski
bilgilerdir.
Örneğin,
geometride
karşılaştığımız
çemberler,
dörtgenler
ve
üçgenler
M.Ö. 300
üncü
yıllarında
Öklid
tarafından
ortaya
konulmuştur.
Buna
rağmen
Fraktal
Geometri
daha çok
yenidir.
Fraktallar
üzerinde
matematikçiler
tarafından
araştırmalar
son 25
yıldır
başlamış
bulunmaktadır.
VON KOCH
EĞRİSİ
Burada
bir
doğru
parçası
ile
başlıyoruz.
Doğru
parçasını
üç eşit
parçaya
ayırıyoruz
ve
ortadakini
alıyoruz.
Onu bir
eşkenar
üçgen
şeklinde
dışa
doğru
tamamlıyoruz.
Böylece
dört eş
doğru
parçasından
oluşan
bir
kırık
çizgi
elde
etmiş
oluyoruz.
Buna
motif
veya
oluşturucu
denir.
Eğer
öncü
doğru
parçası
1
uzunluğunda
seçilirse,
motif
her
biri
uzunluklu
dört
parçadan
oluşur.
Dolayısıyla
motif'in
toplam
uzunluğu
olur.
Benzer
biçimde
dört
parçadan
her
birini
öncü
kabul
ederek
aynı
işlemle
birer
motif
haline
getiririz.
Böylece
2.
adımdaki
şekli
elde
ederiz.
Bu son
halde
eş doğru
parçası
yer
alır.
Bu
eğrinin
total
uzunluğu
olur.
Benzer
şekilde
bir adım
daha
devam
edilirse
3.
adımda
doğru
parçası
elde
edilir.
Her
birinin
uzunluğu
olan eş
doğru
parçasından
oluşan
bir
eğridir.
Bu
eğrinin
toplam
uzunluğu
olur.
Bu
fraktalın
boyutu :
Boyutu D
ile
gösterirsek
ile
hesaplanır.
Burada N
fraktalın
oluşumundaki
parça
sayısını
ve a da
her
parçanın
uzunluğunu
göstermektedir.
2. Şekle
göre
dür.
1.Şekle
göre
olduğundan
olur.
3.Şekle
göre
ve
olduğundan
olur. 4.
Şekle
göre
ve
olduğundan
olur. O
halde
(aynı)
veya
dır.
Limit
halde,
öncü
doğru
parçasının
bütün
orta
parçaları
hızlı
bir
şekilde
uzaklaşacak
ve
geriye
tam bir
Cantor
Cümlesi
kalacak.
O halde
Koch
Eğrisi
de
kendine
benzerdir.
Her bir
küçük
parça
bütünün
bir
minyatür
kopyası
olacaktır.
Bu
nedenle
Koch
Eğrisi
de bir
Cantor
Cümlesi
olacaktır.
KOCH
KARTANESİ
Üçgenlere
ayrılarak
bir
kafes
biçiminde
çizilmiş
bir
sayfa
kağıt
alalım.
I.
Adım:
Geniş
bir
eşkenar
üçgen
çizelim.
II.
Adım:
Altı
adet
sivri
köşesi
olan bir
yıldız
elde
etmek
için:
Üçgenin
bir
kenarını
üç eşit
parçaya
ayıralım
ve
ortadaki
parçayı
alalım.
2. Boşta
kalan
iki uca
aldığımız
bu
parçadan
birer
tane
bağlayalım
ve
uçlarını
üçgenin
dış
tarafında
birleştirelim.
3. Bu
işi
eşkenar
üçgenin
diğer
iki
kenarı
üzerinde
de
yapalım.
Böylece
eşkenar
üçgenden
altı
köşeli
bir
yıldız
elde
etmiş
oluruz.
Ortaya
çıkan bu
yıldızın
sahip
olduğu
altı
eşkenar
üçgenin
her
birinde
II. Adım
tekrarlanarak
ikinci
tekrardaki
şekli
elde
ederiz.
Bu işe
devam
edersek
çevre
uzunluğu
sonsuz
olan bir
grafik
elde
ederiz .
Şu halde
KOCH
Kartanesinin
ilginç
karakteristiği
onun
çevresidir.
Normalde,
bir
geometrik
şeklin
çevresini
büyütürseniz
alanını
da
büyütmüş
olursunuz.
Eğer
çevresi
çok uzun
olan bir
kare
alırsanız
alanı da
çok
büyük
olan bir
kare
almış
olursunuz.
Şimdi
burada
ne
olduğuna
bakalım:
Yaptığımız
iş şu
idi:
Bir
eşkenar
üçgenin
bir
kenarını
üç eşit
parçaya
böldük
ve
ortadakini
çıkardık.
Çıkardığımız
parça
ile eşit
uzunluklu
iki
parçayı
bir V
harfi
gibi
birleştirerek
üçgenin
kenarında
boş
kalan
iki ucu
bağladık.
Bu işi
üçgenin
her
kenarı
için de
yaptık.
Ve
böylece
devam
ettik.
Bu
fraktalın
boyutu:
2.Şekle
göre
ve
olduğundan
boyut
formülünün
kullanırsak
dır.
TERS
KARTANESİ
Bu yeni
fraktal
Koch
Kartanesinin
ilginç
bir
değişimi
olacak.
Büyük
bir
eşkenar
üçgenle
başlayalım.
Eğer
üçgenlerle
kafeslenmiş
bir
kağıt
kullanırsanız
üçgeninizin
kenarlarını
9 kafes
uzunluğunda
(veya 3
ün başka
katları
olabilir)
seçin.
I. Adım:
Üçgenin
bir
kenarını
üç
parçaya
bölelim
ve
ortadaki
parçayı
alalım.
Bu
parçalardan
bir tane
daha
bularak
V
şeklinde
ekleyip
çıkardığımız
yeni
üçgenin
içine
doğru
dolduralım.
Üçgenin
geri
kalan
iki
kenarına
da aynı
işlemi
uygulayalım.
Böylece
bir
fırıldak
şekli
elde
etmiş
oluruz.
II.
Adım: Bu
metodu
fırıldakta
yer alan
yeni
üçgenlerle
tekrarlayalım.
Böylece
yukarıda
şekiller
dizisini
elde
ederiz.
Bu
fraktalın
Boyutu:
Koch
Kartanesinin
ki ile
aynıdır.
SİERPİNSKİ
ÜÇGENİ
Polonyalı
matematikçi
VACLAV
SİERPİNSKİ
(1882-1969)
1916
yılında,
daha
sonra
kendi
adıyla
anılan
ve
Sierpinski
Üçgeni
veya
Sierpinski
Şapkası
(Sierpinski
Gasket)
veya
Sierpinski
Kalburu
(Sierpinski
Sieve)
da denen
bir
fraktal
tanıttı.
Bu
şeklin
12.yüzyılda
bir
kilisede
süsleme
olarak
çizili
olduğu
da
biliniyor.
Örneğin,
üçgen
gibi
alışılmış
bir
geometrik
şekil
alalım
ve
üzerinde
daha
karışık
bir yeni
şekil
elde
edecek
biçimde
belirli
bir
işlem
yapalım.
Bu
işlemi,
aynen
uygulamaya
devam
ettikçe
daha
karışık
bir
şekil
elde
ederiz.
Bu
işlemi
tekrar
tekrar
uygulamaya
devam
edelim.
O zaman,
yukarıda
şekli
görünen
ve
Sierpinski
Üçgeni
denen
meşhur
fraktal
elde
edilir.
I. Adım
: Kenar
uzunluğu
2 birim
olan bir
eşkenar
üçgen
çizelim.
Her
kenarının
orta
noktalarını
işaretleyelim
ve bu
orta
noktaları
birleştirelim.
Böylece
dört
tane
yeni
eşkenar
üçgen
elde
etmiş
oluruz.
Merkezde
kalan
üçgeni
karalayalım
ve sonra
da
merkezdekini
kesip
atalım.
II.
Adım:
Kenar
uzunluğu
4 birim
olan bir
eşkenar
üçgen
çizelim.
Kenarlarının
orta
noktalarını
birleştirelim.
Elde
edilen
dört
yeni
eşkenar
üçgenden
merkezdekini
birinci
adımda
olduğu
gibi
karalayalım.
Sonra da
köşelerde
yer alan
ve
karalanmamış
olan üç
adet
üçgenin
her
birini
aynı
işleme
tabi
tutalım.
III.
Adım :
Kenar
uzunluğu
8 birim
olan bir
eşkenar
üçgen
çizelim.
Yukarıdaki
işlemleri
aynen
tekrar
ederek
Sierpinski
Üçgenini
tamamlayalım.
Benzer
şekilde
boyama
işini de
yapalım.
Boyanmış
olanları
kesip
çıkaralım.
Böylece
1 adet
büyük, 3
adet
ortanca
ve 9
adet
küçük ve
boyanmış
eşkenar
Üçgene
sahip
olacağız.
IV.
Adım:
Bir
duvar
kağıdından
bu işi
yapalım.
Yukarıdaki
adımları
sırasıyla
takip
ederek
Sierpinski
Üçgenini
tamamlayalım.
Sierpinski
Üçgeni
pür
matematik
alanında
bir
zihinsel
üründür.
Benzer
şekilleri
deniz
kabuğunda
ve hücre
çoğalmalarında
da
görebiliriz.
Bu
fraktalın
Boyutu:
ve
olduğundan
boyut
formülüne
göre
dır.
PASCAL
ÜÇGENİ
VE
SİERPİNSKİ
ÜÇGENİ
ARASINDAKİ
İLİŞKİ
Blaise
Pascal'ın
sayılara
ait
üçgen
modelini
hatırlayınız.
Bu
üçgeni
yukarıdaki
şekilde
görüyorsunuz.
Bu
üçgene
Pascal
Üçgeni
denir.
Pascal
üçgenindeki
küçük
üçgenlerden
içinde
çift
sayı
bulunanları
boyayalım.
Ortaya
çıkan
Pascal
Üçgenini
yukarıdaki
üçgenle
karşılaştıralım.
Böylece
Pascal
Üçgeninden
Sierpinski
Üçgenini
elde
etmiş
oluruz.
SİERPİNSKİ
HALISI
I.
Adım:
Kenar
uzunluğu
9 birim
olan bir
kare
alalım.
Kenarlarının
her
birini
üçer
eşit
parçaya
ayıralım.
Karşılıklı
olarak
bu
ayırım
noktalarını
birleştirelim.
II.
Adım:
Oluşan
dokuz eş
kareden
merkezdekini
kesip
çıkaralım.
III.
Adım:
Geri
kalan
sekiz eş
karenin
her biri
için
aynı işi
tekrarlayalım.
IV.
Adım:
Elde
edilen
şekle
aynı
metodu
tekrar
uygulayalım.
Sonuçta
elde
edilen
şekil
çoğu
zaman
Cantor
cümlesinin
bir
genellemesi
olarak
görülür.
Bu
fraktalın
boyutu:
I. Adıma
göre
ve
olduğundan
dır.
CANTOR
ORTA
ÜÇLÜLERİNİN
CÜMLESİ
Cantor
Orta
Üçlülerinin
Cümlesi,
birim
doğru
parçasının
üç eşit
parçaya
bölünmesi
ve
ortadaki
üçte bir
parçasının
atılması,
daha
sonra
geriye
kalan
iki
parçanın
da aynı
işleme
tabi
tutulup
ortalarındaki
üçte
birlik
parçalarının
atılması
ve
tekrar
geriye
kalan
dört
parçanın
her biri
için
aynı
işlemden
sonra
ortadaki
parçalarının
atılması
ve bu
işleme
devam
edilmesiyle
oluşturulur.
Cantor
cümlesinin
kutu-sayma
boyutunu
hesaplamak
için,
git gide
küçülen
kutularla
Cantor
cümlesini
örteriz.
Bu
fraktalın
boyutu:
( Çünkü
ilk
şekle
göre
ve
dır.)
Diğer
bir
kutu
sayma
hesabına
göre :
ve genel
olarak
bulunur.
Bu
fraktalın
kutu-sayma
boyutunu
hesaplamak
oldukça
kolaydır.
PİSAGOR
AĞACI
Bitki
fraktallarının
oluşumuna
ait bir
yol
Pisagor
Ağacı
yoludur,
bu yola
fraktal
gölgelik
de
denir.
Bu yol,
doğruların
ayrılmasından
ibarettir,
dallanmaya
çok
benzerdir.
Doğrular
yerine
kareler
ve
üçgenler
kullanılarak
aşağıdaki
şekle
benzer
bir
oluşum
ortaya
çıkar.
Bu cins
bitki
fraktallarının
en
önemli
özeliği
uç
noktalarının
irtibatlı
oluşudur.
Dalların
uç
noktaları
bir
yüzey
üzerinde
birleşirler,
tıpkı
kara
lahanada
olduğu
gibi.
Bir
diğer
yol da
tekrarlayan
fonksiyon
fraktallarında
olduğu
gibi,
bir
eğrelti
otunu
oluşturan
yoldur.
KESİRSEL
BOYUTUN
DOĞUŞU
Bir
noktanın
boyut'u
yoktur,
uzunluğu,
genişliği
hatta
yüksekliği
de
yoktur.
Aşağıdaki
şekli ne
kadar
büyük
çizilirse
çizilsin
bir
nokta
olduğu
bilinirse
noktanın
ne
olduğu
malum
olduğuna
göre bu
şekil
bir
nokta
gösterir
ve
boyutu
P'dir.
Bir
doğrunun
boyutu 1
dir, bu
boyut
onun
uzunluğuna
karşılık
gelir.
Doğrunun
da
genişliği
ve
yüksekliği
yoktur.
Fakat
uzunluğu
sonsuzdur.
Genişliği
olan
fakat
boyu
sonsuz
olan bir
doğru
nasıl
çizilir?
Bu
öğrenme
işinin
sonucu
olarak
bilinen
bir
şeydir.
Bir
düzlem
iki
boyutludur,
bunlar
uzunluk
ve
genişliktir,
fakat
derinlik
(ya da
yükseklik)
yoktur.
Düzlemi,
masanın
üst yüzü
olarak
düşünürseniz
uzunluğunu
ve
genişliğini
sınırlamayız.
Uzay,
öyle
büyük
fakat
boş bir
kutudur
ki bu
kutunun
boyu,
eni ve
derinliği
(yüksekliği)
her
yönde
istenildiği
kadar
genişletilebilir.
Dolayısıyla
uzay 3
boyutludur.
Elbette
uzayı
aşağıdaki
kutu
yerine
bir
altıgen
prizma
ile de
temsil
edebilirdik.
Fraktallar,
kesirsel
boyutlara
sahip
olabilirler.
Örneğin
fraktal
1.6 veya
2.4
boyutlu
olabilir.
Bunun
neden ve
nasıl
böyle
olabileceğini
görelim.
Sierpinski
Üçgenini
ele
alalım.
Bunun
ilk
fraktal
örneği
olduğunu
biliyoruz.
Bu,
gerçekten
1 in
yaklaşımlarından
sadece
bir
tanesidir.
Şimdiye
kadar
verdiğimiz
örneklerde
de
gördüğümüz
gibi
fraktallar
sonsuz
adımlardan
oluşan
bir
algoritmanın
sonucu
olarak
ortaya
çıkarlar.
Aşağıdaki
şekilde
bu
adımlardan
sadece
üç
tanesini
görüyorsunuz.
Dolayısıyla
Sierpinski
Üçgeni
denen
fraktal
içinde
giderek
küçülen
sonsuz
çoklukta
küçük
üçgenler
vardır.
Fraktalların
kesirli
boyutlara
nasıl
sahip
olduklarını
görebilmek
için
önce
genel
olarak
boyut
demekle
neyi
kastettiğimizi
görelim.
Bir
doğru
parçası
ve onun
uzunluğunun
iki
katındaki
diğer
bir
doğru
parçasından
oluşan
bir
kendine
benzer
şekli
ele
alalım.
Uzunluğu
iki
misli
almakla
esas
doğru
parçasının
iki
kopyasını
almış
olduk.
Diğer
bir
kendine
benzer
şekil
olarak
tipinde
bir kare
ile onun
uzunluğunun
ve
genişliğinin
2 şer
katlarından
oluşan
diğer
bir
kareyi
ele
alalım.
Böylece
esas
karenin
dört
kopyasını
elde
etmiş
olduk.
Demek
oluyor
ki
kenarları
katlama
işi bize
dört
kopya
verdi.
Şimdi
de
tipinde
bir küp
alalım.
Uzunluğunu,
genişliğini
ve
yüksekliğini
katlayalım.
Böylece
esas
küpün
sekiz
kopyasını
elde
etmiş
oluruz.
Demek ki
bu defa
katlama
işi bize
sekiz
kopya
vermiş
oldu.
Bu
bilgileri
bir
tabloda
toplayalım.
Burada
bir
model
görüyoruz.
O da
şudur,
boyut
üs'dür.
Demek ki
kopya
sayısını
biliyor
isek onu
2 nin
üstel
kuvveti
olarak
ifade
ederiz
ve bu üs
bize
boyut
olarak
gelmiş
olur.
|
Şekil |
Boyut |
Kopya Sayısı |
|
Doğru Parçası |
1 |
|
|
Kare |
2 |
|
|
Küp |
3 |
|
Yukarıdaki
tabloya
bir
satır
daha
ekleyelim.
|
Şekil |
Boyut |
Kopya Sayısı |
|
Doğru Parçası |
1 |
|
|
Kare |
2 |
|
|
Küp |
3 |
|
|
Herhangi bir kendine benzer şekil |
|
|
Şimdi
artık,
Sierpinski
Üçgeni
denen
fraktal'ın
boyutunu
verebiliriz.
Kenar
uzunlukları
1 er cm
olan bir
Sierpinski
Üçgeni
ile
başlayalım.
Kenarların
uzunluklarını
katlayalım.
Atılan
üçgenler
Sierpinski
Üçgeninin
bir
parçası
olmadıklarından
(onlar
birer
deliktirler)
bu
katlama
işi bize
üç kopya
verecektir.
O halde
yazabiliriz,
burada
boyuttur.
O halde
buradan
olur.
ve
olduğuna
göre
deki
değeri 1
ile 2
arasındaki
bir
değerdir.
Bunu da
tablomuza
ekleyelim.
|
Şekil |
Boyut |
Kopya Sayısı |
|
Doğru Parçası |
1 |
|
|
Sierpinski Üçgeni |
|
|
|
Sierpinski Halısı |
|
|
|
Kare |
2 |
|
|
Küp |
3 |
|
|
Herhangi bir kendine benzer şekil |
|
|
O halde
Sierpinski
Üçgeninin
boyutu 1
ile 2
arasındaki
bir
sayıdır.
Hesap
makinanız
yardımı
ile
eşitliğinde
ye 1.1
verirseniz,
3 yerine
2.143547
ve 3 e
daha
yakın
bir
değer
için ye
1.2
verirseniz,
3 yerine
2.2974
elde
edersiniz.
Bu
ikincisi
3 e daha
yakındır.
Bu
şekilde
devam
ederseniz
ye daha
uygun
bir
değer
bulursunuz.
3 e
yakın
değeri
veren
sayısı
Sierpinski
Üçgeni
denen
fraktal'ın
boyutudur,
bu da
dir. Bu
da bize
fraktalların
boyutlarının
nasıl
birer
kesirli
sayılar,
kesirli
boyut
olabileceklerini
göstermektedir.
KOMPLEKS
TEKRARLAMA(Dinamik
sistem)
Kompleks
sayıları
kullanarak
Mandelbrot
Cümlesini
ve Julia
Cümlelerini
oluşturmak
mümkündür.
Bunun
için
ve
kompleks
sayılar
olmak
üzeredönüşümü
esas
alınır.
kompleks
sayısından
başka
bir
kompleks
sayısı
daha
alalım
ve
kompleks
sayılarının
dizisini
olarak
yazalım.
Bu yolla
Mandelbrot
Cümlesi
ve Julia
Cümleleri
oluşturulabilir.
Julia
tipindeki
cümleler
ile
Mandelbrot
Cümlesi
birbirinden
ayırt
edilebilir.
Bu
metodu
kısaca
açıklayalım.
İlk
olarak
kompleks
sayılar
kullanmadan
formülasyon
hazırlanır.
kompleks
sayısı
ve reel
sayılarının
bir
ikilisi
olarak
düşünülür
ve
kompleks
sayısı
da reel
sayıların
belli
bir
iklisi
olarak
alınır.
O zaman
dönüşümü,
olduğundan dinamik
sistemini
verir.
JULİA
TİPİNDEN
CÜMLELERİN
AYRILMASI
Her
bir
sabit
kompleks
sayısı
için
ile
gösterilen
bir
Julia
cümlesi
vardır.
Eğer
ile
gösterilen
doldurulmuş
Julia
cümlesini
tanımlarsak
bunu
tanımak
kolaydır.
Düzlemin
her bir
noktası
içingenel
ifadesi
yardımı
ile
dizisi
elde
edilir.
Eğer
dizi
sonsuza
gitmiyorsa
dir,
eğer
dizi
sonsuza
gidiyorsa
dir.
Örneklere
geçmeden
önce
nin
tanımının
üç
bilgisayar
görünümünü
verelim.
1.
Matematikte
her ne
kadar
düzlemin
bütün
noktalarını
ele
alabiliyorsak
da
pratikte
kompleks
düzlemin
sadece
bir
parçasını
düşünürüz
ve bu
düzlem
parçasının
içinde
ların
sonlu
bir
kolleksiyonunu
alırız.
Resimlerin
büyüklüğü
nedeniyle
her bir
küçük
bölgenin
merkezini
olarak
alırız.
Örneğin
ebadındaki
bir
düzlem
parçası
için
adet
kutucuk
gerekir.
2. Bir
dizi
sonsuza
nasıl
gider?
Örneğin
dizideki
bir
elemanının
merkezden
uzaklığı
2 den
büyük
oluyorsa
dizinin
diğer
elemanlarının
orijinden
uzaklıkları
sonsuz
olarak
alınır.
Bu
demektir
ki dizi
sonsuza
gidiyor.
O zaman
merkezden
uzaklıkları
2 ve 2
den
küçük
kalacak
şekildeki
diziler
sonsuza
gitmiyor.
3. Kabul
edelim
ki
lerin
hepsinin
orijinden
uzaklığı
2 olsun.
Bu
durumda
dizinin
sonsuza
gitmeyeceğini
söyleyemeyiz,
çünkü
belki
ün
orijine
uzaklığı
2 den
büyük
olabilir.
Bu
durumda
bir
seçim
yapmalıyız.
Tekrarlamanın
bir
maksimum
sayısını
seçeriz.
Eğer
lerin
hepsi
orijinden
2
uzaklığında
iseler o
zaman
dizinin
sonsuza
gitmediğini
söyleyebiliriz
ve
dolayısıyla
dir
deriz.
Böylece
bazı
noktaların
ye ait
olduklarını
kabul
etmiş
oluruz.
Bu
kabulde
en az
hata
yapmış
olduğumuz
en
büyük
sayısı
önemlidir.
Diğer
yandan
bu en
büyük
sayısı
da
bilgisayarın
daha çok
zamana
ihtiyacını
gerektirir.
Bu
algoritma
hangi
küçük
kutucukların
ye ait
merkezlere
sahip
olduğunu
belirtir.
Bu
kutucukları
siyah
ile
boyarız.
Eğer bir
başka
ile
başlayan
dizi
sonsuza
gidiyorsa
'ı
merkez
kabul
eden
kutucuğu
başka
bir renk
ile
boyarız.
Böylece
orijinden
uzaklığı
2 den
büyük
olan kaç
deneme
yaptığımızı
da
göstermiş
oluruz.
Örneğin,
ilk
deneme-de
eğer bir
miktar
tekrarla-mayı
kırmızı
ile
boyadı
isek,
sonra
ikinci
deneme-dekileri
de
portakal
rengin-de
boyayalım,...,
böylece
devam
edelim.
Bu
durumda
aşağıdaki
renkli
görüntü
ortaya
çıkar.
Bunu
elde
edebilmek
için
bilgisayar
yukarıdaki
dinamik
sistemi
milyonlarca
defa
uygulamıştır.
Prof.
Dr. H.
Hilmi
HACISALİHOĞLU
www.matematikgeometri.com
|